Niş Davalarımız ve Çözümlerimiz

P.Ç. OLAYI CEZA ve HUKUKUN İÇİÇE GEÇMESİ

Almanya’da tutuklu bulunan P.Ç.’den önce tahliye olan Türk Koğuş arkadaşları İstanbul Pamukbank Bahreyn Şb.’de (ADI DOĞRUDUR) bir miktar MARK ile (o zamanın para birimi) parasının yattığını bilmektedirler . Türkiye’ye gelirler İzmir’de Bir avukat ile anlaşırlar Banka’daki mevduata denk gelen ALMAN MARKI ilamsız icra takibi yaparlar , P.Ç. Almanya’da tutuklu iken T.C’de önce İzmir Sanayii sitesi’nde hayali bir adrese teb. Ardından gazete ilanı ile KESİNLEŞTİRME ve paranın İcra MD.’ce ödemekte direnilmesi üzerinede İCRA HUKUK HAKİMİ’nin bu işte bir terslik görmesi üzerine ALMANYA’dan bir İzmir Avukatına daha” TC SINIRLARI İÇİNDE BORÇLARINI ödemeye YETKİLİ vekaletname ile” duruşmayı sona erdirip parayı HAKİM kararı ile alırlar . Tutukluluğu sona erince deport edilen P.Ç. ülkeye dönünce durumu öğrenir ve bana başvurur . Burda dikkat edilmesi gereken altın kural şudur , ilanen tebligat geçersizdir neden ? Çünkü Şahıs o sırada Almanyada’dır ve öncelikle burdan olaya yaklaşılmalıdır . Tabiiki avukatların sorumluluğu ve Almanya’dan verilen Noter Vekaletnamelerinin SAHTE olduğu ama avukatların bunu bilemeyeceği yıllarca tartışıldı ama NİŞ NOKTA ADALET BAKANLIĞI’nın KÖTÜ ADALET HİZMETİ YÜRÜTÜLMESİNDEN sorumlu olup olmayacağı idi çünkü Hakimin görmesi gereken şudu NOTER VEKALETİ ALMANYA’dan geliyordu bu belli idi o halde şahıs Almanya’da idi peki soru şudur “Almanya’da yaşayan bir Türk’e gazetede ilanen tebligat ile İCRA TAKİBİ KESİNLEŞİR Mİ?” ama işte Yargıç bunu görmemişti bunu bilebilmek için tüm disiplinleri (TEBLİGAT HUKUKU , İCRA ve İFLAS HUKUKU , AVUKATLIK YASASI birleştirmek gereklidir.)

YANLIŞ SINIFTA ASKERLİK YAPTIRILMASI TEZKERE SONRASI AYİME DAVA

Asker yanlış sınıfta askerliğini kısa dönem Ulş.Çvş olarak yapar ama aslında ASKERİ HAKİM yada SAVCI olmalıdır , Çünkü KKK Sağlık yeteneği yönetmeliği’ne göre BELLİ DİYOPTRİ göz bozuklukları var ise ve hukuk mezunu ise kısa dönem ihtiyaç fazlası ER OLAMAZ , sadece askeri hakim yada savcı olur . İşte SIRADIŞI bir NİŞ DAVA ve Askerliğini bitiren o ere AYİM’e açılan dava ve GATA’nın dereceleri ölçmesi , göze numarayı düşürücü DAMLA olan SİKLOPLEJİN damlatılmasına karşı çıkış (Çünkü sinirleri felç edererek kasılmaları önler neymiş numarayı kasıtlı gözü kısarak bozmayı önlüyormuş) iyi ama asker o damla ila bakmıyorki hergün dış dünyaya (!) sonuçta davanın kazanılması BEDELLİ ASKERLİK TAZMİNATI kadar tazminat alınması MSB’den . Yıllar sonra o erin gözünü askerken G.A.H’de muayene eden ve gözlükleri gözüne uygundur şeklinde geçiştiren tabib BNB’na DEVLET rücu davası açmış ve o davada bu sefer o Dr. “gözleri askerden sonra ilerlemiştir” dediği için muvazzaf olmayan sivil olan hukukçunun “EN YAKIN DEVLET HASTANESİ’ne yatırılarak muayenesinin yapılması” şeklinde C. Savcılığı ile karar gönderen İSTANBUL ASLİYE HUKUK HAKİMİ hakkında da SUÇ duyurusunda bulunuldu . NİŞ NOKTA dikkat kimsenin bedeni diğer iki kişinin davasında inceletilemez . Bir taraf DEVLET diğer taraf DR .BNB . konu ere ödenen tazminatın rücusu , o halde bu davada o erin vücudu delil olamaz . HAKİM emekliye ayrılmıştır .

Opera Sanatçısı O.B. DAVASI HUKUK CEZA TAPU MÜFETTİŞİ YETERSİZLİĞİ AİHM’si BAŞVURUSU

O.B. isimli 90 yaşındaki OPERA SANATÇISI Tapuya 4 kere gider ama 5 dairesi satılır iddiası budur . Tapu Kadastro Müfettişi inceler olayı doğru bulur çünkü tapu Md.’ü birde TANIK hatta ikide TANIk alarak işlemleri yapmıştır . Olaya NİŞ Dava bakışı ve DİSPLİNLERARASI GEÇİŞİ iyi bilebilmek bu sırada devreye girer . İyi ama Tapu Md.’ü sadece TMK’una göre gözü görmeyenlerle okuma yazması olmayanlara ancak TANIK ile işlem yapabilir , demekki MD. yaşı gereği O.B.’den şüphelendi işi garantiye almak için İKİ TANIK almış ama O.B. görme özürlü değil ve okuma yazması var o halde şüphe var ise ne yapılmalı idi HEYET SAĞLIK RAPORU gerekirdi demekki İKİ TANIK İŞLEMİ GEÇERLİ hale getirmez . Bunu ancak hukukçu bilir , Tapu Kadastro Müfettişi değil . olay A.H.M.’ne intikal ettirilmiştir , iç hukuk yolları tüketildiğinde getirilmiş idi .

TASARRUFUN İPTALİ KIZLARDAN MAL KAÇIRMA , AYNI ÖLÜNCEYE KADAR BAKIM AKİTLERİ İLE BİR KIZ EVLADIN AÇTIĞI DAVA 22 ARAZİ için KESİBN KAYBEDİLMİŞ AYNI MALA AYNI ÖLÜNCEYE KADAR BAKIM AKDİNE AÇILIP KESİN KARARA RAĞMEN KAZANILMASI DAVASI

Ankara Polatlı Olukpınar’da N. İsimli kişi erkek evladına bir günde 22 tarlasını ÖLÜNCEYE KADAR BAKIM AKDİ ile verir. Amaç kızlarından mal kaçırmaktır .Sonra bir kız kardeş daha doğru o kız vefat ettiği için erkek evladı dava açar ve kaybeder . Sonra yaşayan DİĞER İKİ KIZKARDEŞ bana müracaat ederler . Ellerinde KESİNLEŞMİŞ ve KAYBEDİLEN Dava vardır . ALDIĞIM sonuç Türk Hukuk Literatürüne geçecektir ve özellikle okulum olan rahle-i tedrisatından geçtiği A.Ü.H.F.’si MEDENİ HUKUK HMK TBK’u hocalarımıza kur pratik yapılması için vereceğim çünkü içinde pekçok NİŞ BAKIŞ açısı ve yöntemle davayı kazandım . Ancak düşününki bir kız açmış kaybetmiş ve KESİNLEŞMİŞ , karşı tarafın avukatı doğal olarak aynı hatta Hakim bile Polatlı’da değişmemişti aynı Hakim ve YARGITAY ÜYELERİ bile aynı idi aynı mala nasıl bir çılgınlıkla DAVA AÇILIP kazanılabilir . İpucu Hakim Doğru hukuk kuralını kendi bulur ve uygular ama uygulamada Avukat bulup koymazsa tartışma Yargıtay 1. HD’sinin önüne başka açıdan gitmiş olabilir ve Yar.1. Hd.’sinin kriteri olan “verilen malvarlığının tüm malvarlığı içinde hoşgörülebilir bir malvarlığı olup olmadığının değerlendirilmesi yerine” akit bir ölünceye kadar bakım akdi olması sebebi ile bambaşka şeyler tartışılmış olabilir . İŞTE AVUKAT OLARAK bunları doğru noktaya çekebilirseniz AYNI MALA SİZ AÇIP KAZANABİLİRSİNİZ . Avukat farklı olunca aynı konuda aynı mala dava açılmış ve TAPULAR İPTAL edilmiş gerçekten zorlu bir davaydı 10 yıl kadar sürdü .